Cumartesi, Ocak 17, 2009

Emin Usta

Yine uzun bir ara verdim... Ama bu yazıyı da çıkartabilmek için uzun bir vakte ihtiyacım vardı, okuyunca anlayacaksınız... Sizin için Ankara'nın dehlizlerine daha önce giremediğim mekanlarına girdim ama buna da değdi doğrusu... İşte karşınızda "Emin Usta"...


Sen nerdeydin be Emin Usta?

Emin Usta'yı neden bu kadar geç keşfettiğimi gidince anladım. Efendim Emin Usta Ankara Kalesi'nin oralarda bir yerde ama tarif et derseniz düzgün edebileceğimi zannetmiyorum... Bu yüzden direkt olarak adresini vereyim: "Koyun Pazarı Yokuşu No:48 Samanpazarı". Böyle dışarıdan bakıldığında -dış görünüşüne göre değerlendiriyorsanız- içine girilmez bir yer gibi görünüyor Emin Usta; fakat içine girildiğinde bu mekanın oyunu sonra ortaya çıkıyor...

Yardımcı gurmelerim MG, ME, ve OY bana Emin Usta değerlendirmemde yardımcı oldular...

Kebapçı Emin Usta

"1958'den Gelen Damak Zevki" yazıyor kolonyalı mendilinin üzerinde çakma fontla "Turkey" yazmasından iyidir ;) diyor, lafın özüne dalış yapıyorum...

Ekmek: kâh üzerine tuz, sumak, kırmızı biber dökülmek kaydıyla liseli gençlerin ürettiği ekmek kebabı, kâh "abi çorba bizden olsun, sen ekmek parasını ver" serzenişinin baş aktörü...

Kuru Fasulye - Pilav

"Yav kebapçıda kuru-pilavın ne işi var" demeyin. Kuru fasülye memleketinden geliyormuş ve de bir gece boyunca süt banyosunda bekliyorlarmış... Yani boş değil. İşte ispatı:

Kurufasülye - pilav... İlk iş olarak hemen harman edilmiş... Sulara dikkat çoktan yazılmıştır onlar ;)

Asıl Hadise

Her ne kadar Emin Usta'nın kuru fasülyesi kalbur üstü olsa da, asıl usta olduğu nokta kara etler... Yardımcı gurmelerimle köfte + pirzola yarımşardan karışık söyledik ve karşımıza şöyle bir manzara çıktı.

O da ne!

Kapalı bir hazine sandığını andıran bu görüntünün ardından, sandığın kapağını açtığımızda daha vurucu olan şu görüntüyle karşılaştık...


Lezzet Meselesi

Lafı uzatmanın sakız gibi sündürmenin alemi yok direkt olarak konuya dalacağım. Böyle bir et yok... Köfteler lokum gibi... Harçları çok yerinde. Tatları gayet başarılı... Numan Usta köfte konusunda başarılıydı; fakat kusura bakmasın Emin Usta bir başka... Pirzolalar desen bir acayip, kendimi deyim yerindeyse Bolu Dağı'ndaymış gibi hissettim... Lüp lüp gidiveriyorlar. Et konusunda hiçbir sıkıntınız olmasın, midesi hassas yardımcı gurmelerimle de gittim, hiç sorun yaşamadılar... Kısacası et ızgarasında Emin Usta bu kategorinin "baron"u gibi bir şey...

Fiyattan haber ver...

Eeee et güzel olabilir ammaa eğer bu güzellikleri yüksek fiyatlarla sunarlarsa burda onları rezil ediveririm... Neyseki Emin Usta'da böyle bir şey olmadı ve Kurufasülye, pilav, 1/2 köfte, 1/2 pirzola ve sudan oluşan menümüze 12 TL değer biçtiler. Herhalde böyle yemekleri de bu fiyatlarda ancak böyle ücra yerlerde yiyebilirsiniz... Burda ilan ediyorum Lokantalar Top 10 listemde artık yeni birinci Emin Usta... Onları kutlarım.



Önemli Not: Benim maalesef deneme fırsatım olmadı; fakat cuma günleri Emin Usta'da Ankara Tava günleriymiş... Bütün bir hafta biriktirdiği boyunları Ankara Tava'da kullanırmış... Yalnız uyarmadan geçemediler, eğer cuma günü Ankara Tava yemek isterseniz mutlaka ama mutlaka arayıp söylemeniz gerekirmiş yoksa yemeniz imkansızmış... Bunu da belirtmiş olalım...

5 yorum:

Adsız dedi ki...

Nereden buluyorsunuz böyle yerleri anlamakta zorluk çekiyorum, sizi kıskanmıyor da değilim. En kısa zamanda deneyeceğim. Teşekkürler.

Adsız dedi ki...

şahsen bulunmadığı değerlendirmeye gittim diyenler var, halkingurmesinde taşlar yerinden oynamış :G

hülagü dedi ki...

iyi hoş da bu numan ustanın dıştan görünümüne bakınca burada ya kedi eti ya toynak ezmesi kullanıyorlar diye bir kuşku oluşuyor. sözün özü, dekorasyon önemli!
tabii bulunduğu yerin doğasına uygun. bu numan ustaya'da böyle ahşap, ferforje, andezit taş kaplı düzgün bir kale dükkanı dekorasyonu yapması..yoksa müşteri zor bulur ben bir dost olarak diyim!

halkın yiyicisi dedi ki...

neredesin halkın gurmesi??

Adsız dedi ki...

Sayın Gurmem 2009 yılından bu tarafa aç mı geziyorsunuz.merak ettim. e.a.